10-15 Nisan 2024 Güneydoğu Anadolu Turu

10-15 Nisan 2024 GAP TURU


SAYGIDEĞER SAYFA ZİYARETÇİLERİMİZ…. 
SAYFANIN YAZIMI DEVAM EDİYOR 25 Mayıs 2024 TARİHİNDE TAMAMLANACAKTIR… Saygılarımla

Sevgili dostlar, 
10 Nisan Akşamı başlayıp 15 Nisan sabah Ankara’da biten Güneydoğu Anadolu Turunun özetini aktarıyorum…
————————–

Turun ismi: GAP TURU
Turu organize eden seyahat acentası: Progress Tur – ANKARA GEZİ TRAVEL
Tur Rehberi: Muammer Çelik
Otobüs Şoförleri: Erol Kahraman ve Eyüp Bey
10 Nisan 2024 Çarşamba

Yolculuğumuza Ankara Kızılay Ankara Gezi Travel önünden saat 20:30’da başladık. Yol güzergahı üzerindeki misafirlerimizi alarak yola koyulduk.
22:05 – 22:30 arası Kulu makas Baran dinlenme tesislerinde ilk molamızı yaptık.
Saat 23:55 – 00:30 arası Aksaray Orhan Ağaçlı dinlenme tesislerinde ikinci molamızı yaptık. 
Gece yolculuğumuza devam edip saat 03:55 – 04:20 arası Adana Ceyhan Mıstık Usta tesislerinde üçüncü ihtiyaç molamızı yaptık. 
Dördüncü ihtayaç molamızı 06:50 -07:05 arası Pazarcık – Gölbaşı yolu üzerinde  Çelikköy yakınlarında Ulu Mola tesisinde yaptık. 
11 Nisan 2024 Perşembe
Kahta’da yapacağımız kahvaltı ile tur programımız başlıyor…
08:45 – 09:40 arası Adıyaman Van Kahvaltı salonunda sabah kahvaltımızı aldık. 

09:50’de otobüsümüzden ayrılıp Minibüsler ile Karakuş tümülüsüne doğru yola çıktık. 10:10’da Karakuş tümülüsüne ulaşıp ziyarete başladık.  
Karakuş Tümülüsü: Burası Kommagene krallık ailesinden 4 Hanımefendi için yaptırılmış bir anıt mezar. Anıt Mezarın üzerine küçük taşlar yığılarak bir tümülüs oluşturulur. Etrafına da sütunlar yerleştirilir.
Yöre halkı burayı tümülüsün güneyindeki sütun üzerindeki kartal heykelinden dolayı Karakuş olarak adlandırır.   Kuzeydoğudaki sütunlar üzerinde aslan ve boğa heykelleri yerleştirilmiş ama yaklaşık 2.bin yıldan fazla zamandır güneş, yağmur, kar, don etkileri ile heykeller tanınır durumda değil. Aslan aşağı düşmüş. Boğa da oldukça tahrip olmuş. 
Kuzeybatıdaki sütun üzerinde ise kral II. Mithridates’in kız kardeşi Laodike
ile tokalaşma kabartması yer alır. Bu tokalaşma aynı zamanda iki kardeşin vedalaşmasını da simgeler. Kuzeydoğudaki sütun üzerinde yer alan
yazıta göre bu mezar II. Mithridates’in ( M.Ö.36-20 ) annesi İsias, kız
kardeşi Antiochis ve yeğeni Aka’ya aittir Daha sonra Laodike de buraya gömülür.
Burada mezarları bulunan 4 hanımefendi için ilginç bir efsane anlatılır.  
Antiochos’tan sonra tahta geçen 2. Mithridates, babası kadar yetenekli bir diplomat değildir. MÖ 31’de Octavianus (Augustus) ile Antonius arasındaki Aktium Savaşındı Marcus Antonius’un tarafında yer alır ve tabii ki yenilgiyi yaşar.
Savaşı kazanan Octavianus/Augustus Mithridates’e bir şans verir. Tamamen Roma’ya bağımlı olmak şartı ile Kommagene’nin varlığını sürdürmesine müsaade eder. Mithridates Augustus ile arasını düzeltebileceği umudu ile kız kardeşi Laodike’yi Roma’nın Suriye valisi ile siyasi bir evlilik yapmaya zorlar veya ikna eder. 
Laodike daha önce de Part kralı 2. Orodes ile siyasi evlilik yapar. Kocası Orodes öldürülünce dul kalır ve baba evine döner.  İkinci kez yaptığı evliliğinden kısa süre sonra hastalanır. Yanına kız kardeşi Antiochis ve yeğeni Aka gider. Onlar da ağır hastalanır ve hasta olarak ana evine dönerler. Hastalık Anneleri İsias’a da bulaşır ve hepsi ölürler. Mithridates büyük üzüntü ve pişmanlık içerisinde kardeşleri Laodike ve Antiochis, yeğeni Aka  ve annesi İsias için bu anıt mezarı yaptırır…
—–
Karakuş tümülüsü ziyaretimiz yaklaşık 30 dakika sürdü. Bu tümülüsde gömülü olan 4 güzel hanımefendi ile vedalaşma zamanı geldi. Güzel ve hüzünlü Laodike, derdini gönlünün derinliklerinde saklayan anne İsias, fedakar ve vefakar yeğen Akha ve kalbi hep kardeşi için atan Antiochis ile vedalaşıp yola devam ettik…

 

Cendere köprüsüne kadar olan yolculuğumuz yaklaşık 20 kakika sürdü. Saat 10:55’de minibüslerden inip yürümeye başladık. 
Günümüzden yaklaşık 1820 yıl önce yaptırılan ve halen sapasağlam ayakta duran Cendere köprüsü üzerinde yürüyüş yaptık. Köprünün Roma dönemindeki adı Cabinas köprüsü. Cendere çayı Roma döneminde Cabinas nehri olarak adlandırılıyormuş. Şu anda gördüğümüz küçük bir çay. Ama zamanında kocaman bir nehirmiş… 

Şimdi Cendere köprüsünü yakından tanıyalım. 
CENDERE KÖPRÜSÜ – SEPTMİUS SEVERUS KÖPRÜSÜ – ROMA KÖPRÜSÜ
Köprü 3 isimle de anılan köprü günümüzden yaklaşık 1800 yıl önce yaptırılır.
193-211 yılları arasında hüküm süren Septimius Severus Suriye eyaletine hızlı askeri intikal yolları yapmak için Anadolu’da pek çok köprüler ve yollar yaptırır. Bu köprüyü eski adı Cabinas Çayı olan Cendere çayı üzerine yaptırır.
120 m. uzunluğundaki Köprünün ırmaktan yüksekliği 30dir. Köprü genişliği ise 7 metredir.
Köprünün her iki tarafından 2şer sütun dikilir. Yani köprü yapılırken toplam 4 sütun dikilidir.  Köprünün Kahta tarafından girişteki ucundaki iki sütun Septimius Severus ve karısı Julia Domna adına dikilir. Köprünün diğer ucundaki iki sütun ise oğulları Caracalla ve Geta adına dikilir.
Septimius Severus öldükten sonra oğulları arasındaki taht kavgasında Caracalla kardeşi Geta’yı öldürtür ve onun adına dikilen sütunu da kaldırtır. Onun için bugün köprüde sadece 3 sütun görülür. 
Köprünün çok muhteşem ve mükemmel bir kemeri vardır. Köprü inşaatında kullanılan 92 büyük blok taştan bir kısmı Karakuş tümülüsünden buraya taşınmıştır.  Yaklaşık 20 yıl öncesine kadar köprü kullanılmıştır. 
Köprü ziyaretinin ardından yola devam ettik ve Nemrut Dağı misafir karşılama merkezine ulaştık. Müzekart ve bilet işlemlerimizin ardından Nemrut Dağı tümülüsüne hareket ettik. 
Minibüslerden indikten sonra yaklaşık 750 metrelik yokuş yukarı yürüyüşümüze başladık.
Şimdi kısaca ziyaret yerimiz hakkında sohbet edelim.
NEMRUT DAĞI TÜMÜLÜSÜ
Burada gördüğümüz büyük tümülüs M.Ö. 69-34 yılları arasında Kommagene Kralı olan 1. Antiokhos  döneminde inşa edilir.
Nemrut Dağı Tümülüsü 1987 yılında Dünya Kültür Mirası Listesine alınır. 
Tümülüs kendisine özgü bir mimari ve tasarıma sahiptir. Başka bir yerde örneği olmayan bir kült merkezi / kutsal alandır.
Zamanın heykeltıraşları ve din adamları heykelcilik sanatında ve inanç sisteminde Helen ve Pers sanatını ve inancını harmanlamışlar ve bizlere kendilerine özgü bir şaheser bırakmışlar…  
Çıkıp ziyaret edeceğimiz tümülüs kutsal alan olarak adlandırılan tümülüs yaklaşık 26 000 m² alana yayılır.
Doğu terasından başlayıp, kuzey terasında devam eden ve batı terasında biten, heykeller ile donatılmış kutsal ayin ve tören yolu vardır. 
Tümülüsün denizden yüksekliği 2206 metredir. 
Tümülüs’ün çapı doğu batı yönünde 135 metre, güney kuzey yönünde 145 metredir.
En üst alan kayalar kırılarak düzleştirilmiştir.
Düzleştirme esnasında yontulan taşlar küçük parçalar halinde kırılarak çevreden toplanan küçük taşlar, çakıllar ile  mezar odası üzerine yığılarak tümülüs oluşturulmuştur. 
Doğu ve teraslar simetrik denebilecek şekilde çoğunlukla kireçtaşı heykeller ile bezenmiş nerede ise biri birine benzer düzenlenmiştir. Kuzey terasta ise farklılık gösterir. Heykeller ve kabartmalar çoğunlukla kumtaşı malzeme ile yapılmıştır. Bu yüzden de günümüze çok azı gelebilmiştir.
Önce batı terasına yürüyerek ulaştık. Yolumuzda ve yukarıda terasta halen kar mevcuttu.

    

Doğu ve batı terasındaki heykeller nerede ise aynı. Simetrik olarak yerleştirilmişler. Batı terasındaki heykel kaideleri ve vücut kısımları doğu terasına nazaran daha çok tahrip olmuş.
Heykel başları ise Batı terasında daha iyi durumda.
Batı Terasında kireç taşından yapılmış 5 tanrı heykeli ile heykel sırasının her iki tarafında koruyucu konumda birer aslan ve birer kartal heykeli vardır.
Ayrıca kumtaşından yapılmış Kommagene krallığı atalarına ait dikitler ve kabartmalar vardır. Maalesef bu dikitler ve kabartmalar günümüze kadar iyi korunaklı ulaşamamıştır.
Sadece kireçtaşı tanrı başları çok iyi durumda günümüze ulaşmıştır. Buradaki heykeller doğu terasındaki heykellere nazaran biraz daha küçük yontulmuştur.
Şimdi heykelleri biraz yakından görelim:
Yukarıda da belirttiğimiz gibi doğu terastaki sıralama burada da aynen korunur.
Tüm heykeller gövde kısmından ayrılmış şekilde yer zeminde sergilenmektedir.
Heykel sıralamasında ilk sırada aslan ve Kartal başları vardır.
Aslan kuvveti ve atikliği temsil eder.
Kartal göğün hakimiyetini, ileri görüşlülüğü, aklı, ve atikliği temsil eder. Kartal aynı zamanda Zeus’un buyruklarını rahiplere taşır.
Antiochos tanrısal bir özellik taşır. Tanrılar ile görüşür. Ülkesinin ve halkının tanrılarca korunmasını sağlar.
Kommagene bereketi temsil eder ve aynı zamanda halkın kaderini yönlendirir.
Zeus Kommagene ülkesinde tüm tanrıların üzerindedir. Onun için diğer başlara göre daha büyük yontulmuştur. Gökleri yönetir. Yağmurları, şimşekleri yönetir.
Apollon heykelinde şu anda göremesek de heykelin orijinalinde sol elinde bir ışık demeti tutar.
Herakles Artagnes insanın doğaya ve olaylara karşı dayanma gücünü, azimle tüm zorlukların yenileceğini ve aynı zamanda gücü temsil eder.
Heykellerin sonunda yine aslan ve kartal vardır.
Batı terasının kuzeyinde kabartma ve dikmeler dizisi var idi. Ama zamanla tahrip olduğu için şu anda korumaya alınmıştır. Yerlerinde görülmezler.
Bu dikitlerde ve kabartmalarda genellikle Antiochos’un tanrılar ile tokalaşması betimlenir.
Bir de Aslanlı Horoskop vardır. Uzmanlarca bu Aslanlı Horoskopun şimdiye kadar dünyada bulunmuş en eski horoskop olduğu belirtilir.
Aslanın üzerinde 19 tane yıldız ve boyun kısmında bir hilal vardır.
Üç yıldızın izimleri yazılıdır. Mars, Merkür, Jupiter. Diğer yıldızların isimleri yazılı değildir.
Batı ve doğu teraslarında taht üzerinde oturan devasa heykellerin yanı sıra dikitler ve kabartmalar da vardır. 
Kommagene kralları soy olarak hem Perslere hem de Helenlere dayandıklarını iddia ettikleri için Batı terasının güney kısmında Pers atalarının dikitleri bulunur, batı terasının batı kısmında ise Helen atalarının dikitlerini yerleştirmişler.
————————–
Batı terası ziyaretinin ardından kuzey terasından geçip doğu terasına ulaştık. Buradaki heykellerin başları batı terasındakilere kıyasla daha yıpranmış durumdalar. Ama Heykel kaideleri, heykelin diz, vücut ve omuz kısımları batı terasına nazaran daha belirgin ve iyi durumda günümüze ulaşmış. Buradaki heykellerin hepsinin arka kısımlarında Grek harfleri ile kitabeler var.
Kitabelerin çevirisini ilerideki günlerde Adıyaman tanıtım sayfasında aktarmaya çalışacağım… Tüm kitabeler Alman bilim adamlarınca Almanca’ya çevrilmiş. Ben de Almancadan Türkçeye çevirip sizlere sunacağım. Yoğunluğum nedeni ile çeviri Haziran 2024 sonunu bulur. 

 

 

 

 



12 Nisan 2024 Cuma

 

 

13 Nisan 2024 Cumartesi
 

14 Nisan 2024 Pazar  /15 Nisan 2024 Pazartesi


 

 

 

 


 

Yazıyı paylaş!

Bir yanıt yazın

E-posta adresiniz yayınlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir