GAZİANTEP’TE BULUNAN DİNİ YAPILARDAN SEÇMELER
Gaziantep’te bugün ayakta kalan dini yapıları Camiler, Türbeler, Camiye çevrilmiş bir kilise, kültür merkezine çevrilmiş bir kilise ve yine kültür merkezi olarak planlanan ber Sinagog mevcuttur.
Camilerin çoğu Dulkadiroğulları beyliği ve Osmanlı döneminden kalmıştır. Daha eski Selç
uklular, Memlukler, Eyyubiler devri eserleri zamanla geçirdiği tamiratlardan dolayı ilk zamanlarının özelliklerini kaybedip, tamiratlar dönemi izlerini taşımaktadırlar…
Tabii ki tüm eserleri burada aktarmamız zor.
Tüm dini yapıları görmek için Prof. Dr. Nusret Çam hocamızın hazırladığı Türk Tarih kurumu tarafından yayınlanan muhteşem eser “Gaziantep Türk Kültür Varlıkları” adlı eseri edinirseniz tüm tarihi sivil ve dini mimari yapıları hakkında çok teferruatlı bilgiye ulaşırsınız.
Ben burada günlük geziler esnasında yol güzergahında görülen eserlerden bazılarını sunmaya çalışacağım. Ziyaretçiler çoğunlukla Gaziantep Kalesi – Bakırcılar Çarşısı – Bey Mahallesi arasında gezdikleri için, ben de bu bölgeden eserler seçtim.
* Gaziantep Kalesi giriş kapısının hemen alt kısmında, kalenin batı kısmındadır.
* Halk arasında iki şerefeli cami olarak da bilinir.
* Yapım tarihi, orijinal görünümü, kimin tarafından yaptırıldığı tam olarak bilinmez.
* Taç kapı üstündeki kitabe 1681 yılında Seyyid Mehmet Şirvani tarafından onartıldığını gösterir.
* Bu onarımda avluya şadırvan ve zemin altında tuvaletler eklenir.
* Binanın başlangıçta Mevlevi semahanesi olarak yapılmış olabilir.
* Taç kapıda dilimli ikiz kemerler görülür.
* Cami dikdörtgen planlıdır.
* Mihrabın ön kısmı kubbelidir. Diğer kısım tonozludur.
* Minberi kızaklı (hareketli) olup ahşap oyma işçiliğiyle dikkat çeker.
* Şerefelere minare gövdesinde sarmal çıkan iki ayrı merdivenle ulaşılır.
* 2007 yılında Vakıflar Genel Müdürlüğü tarafından restorasyonu yapılmıştır.
*. 2023 depreminde cami hasar görmüştür. Yeniden tamirat ve restorasyon çalışmaları sürmektedir.
* Kesin yapılış tarihi ve yaptıranı bilinmemektedir.
* Şu anda kesme taş malzeme ile yapılmış olan yapının ilk orijinal hali ahşap malzeme ile yapıldığından dolayı Tahtani veya Tahtalı cami olarak adlandırıldığı düşünülür.
* Kayıtlarda 1563 yılında ve 1804 yıllarında tamiratlar geçirdiği belirtilir.
* Cami kıbleye paralel enine dikdörtgen planlıdır.
* Mihrap önü kubbe, diğer bölümler çapraz tonozlarla örtülüdür.
* Kırmızı mermerden yarım daire biçimindeki mihrap oldukça ilginçtir.
* Mihrap içi yonca kemerli nişlerle bezelidir.
* Mermer minber ise yıldız, rozet ve geometrik geçmelerle süslenmiştir.
* Son cemaat yeri kemerlerle bağlanmış dört ayaklıdır.
* Minare şerefesi altındaki mukarnas dolguların arasına çini tabaklar yerleştirilmiş, alt bölümler yıldız, rozet ve geometrik geçmelerle bezenmiştir.
* 2011 yılında Vakıflar Genel Müdürlüğü tarafından restorasyonu yapılmıştır.
* 2023 depreminde kısmen hasar alır.
* 1479-1550 yılları arasında hüküm süren son Dulkadiroğlu Beyi Alaüddevle Bozkurt Bey tarafından yaptırılır.
* Minaresi hariç tamamen hasar gören cami 1903-1909 yılları arasında halk tarafından imece usulü ile yeniden yaptırılır.
* Toplanan para cami yapımına yetmeyeceği düşünüldüğü için Sultan Abdülhamit’ den yardım alınır.
* O dönem Osmanlı Sarayı mimarı Balyan ailesi tavsiyesi ile caminin tasarımı ve ustalığı Ermeni Mimar ve Ustabaşına aittir. Mimarı Armenak, ustabaşı ise Kirkor’dur.
* İnşaat sırasında Gaziantep’in 32 mahallesinden gönüllüler çalışır.
* Alaüddevle isminin söylenmesi zor olduğu için halk camiyi Ali Dola Camisi diye adlandırır.
* Minarede Memluk sanatını etkisi muhafaza edilir.
* Caminin giriş cephesi siyah-beyaz taş dizileriyle süslenir.
* Diğer cephelerde pencere kenarları ve dikey bantlarda iki renkli taşlarla hareketlilik
sağlanır.
* Caminin sivri kemerli altıgenlerle bezeli mihrabı dikkat çekicidir.
* Cami aynı zamanda gazi bir camidir. Fransız işgaline karşı direniş noktalarından birisidir. Onun için cami çevresinde çok sık çatışmalar olur. Cami duvarlarında halen o dönemden kalan kurşun içleri görülür.
2014 yılında Vakıflar Genel Müdürlüğü tarafından restorasyonu yapılmıştır.
2023 depreminde bu camide büyük hasar alır. Tamirat sürmektedir.
Şıh Camisi – Şeyh Fethullah Camisi

* Şu anda sadece camiyi ve haziresini görürüz. Daha önceleri burada kocamanca bir külliye vardır.
* Şeyh Fethullah şehrin önemli gönül erlerindendir. Soyunun Hz. Ebubekir’e dayandığı söylenir.
* Bölgede çok kerametinin olduğuna inanılır.
* Camiye halk Şıh camisi derler.
* Caminin yanında bir medresesi, bir kasteli, bir hamamı bir de aş evi vardır.
* Sadece cami ve kastelden çok küçük bir kısmı günümüze ulaşmıştır.
* Caminin haziresinde Gaziantep savunması şehitleri de meftundur.
* Şehitlerden en bilinenleri: Karayılan lakaplı Molla Mehmet’in ve Dokurcum değirmeni şehitleri olarak bilinen 14 çocuk şehit mezarları hazirededir.
* Cami’yi Şeyh Fethullah kendisi yaptırır.
* Hatta Kanuni Sultan Süleyman Bağdat seferinde Gaziantepe uğradığı ve Şeyh Fethullah’ı ziyaret ettiği söylenir. Öyle ise Kanuni de burada namaz kılmış olmalı.
* Yapıldığı dönemde Mimar Sinan Saray baş mimarı olduğu için cami mimarisini Mimar Sinan ile ilişkilendirmek isteyen zorlama anlatımlar da vardır. Ne derece doğru bilinmez.
* Caminin kendisine özgü mimarisi vardır.
* Burada ilk kez uygulanan ve başka bir yerde örneği olmayan yelpaze tonoz sistemi vardır.
* Caminin içerisine girince orta yerde duran sekizgen sütunun taşıdığı yelpaze şeklinde camiyi örten bir tonoz sistemi vardır.
* Mihraptaki kırmızı ve beyaz taşlar ile oluşturulmuş süsleme Memluk sanatının etkisini gösterir.
* Önce mescit olarak inşa edilmiştir.
* 1621 yılında Yürükzade Gergerizade Halil Çavuş adında bir hayırsever tarafından genişletilerek camiye çevrilir.
* 1775 yılında yenilenerek bugünkü şeklini alır.
* Zincirli Camii olarak da bilinir.
* 20. yüzyıla kadar toprak damlıyken Cumhuriyet döneminde kiremit kaplı çatı ile örtülür.
* Kıbleye paralel enine dikdörtgen planlı iki bölümden oluşur.
* Mihrap önü aksında arka arkaya dizili kubbeler ile camiye görsel derinlik verilir..
* Siyah-beyaz kesme taş işçiliği ile dikkat çeker.
* Kapı cephe süslemesi sarı ve kırmızı taşlar ile zenginleştirilir.
* Minarenin Fransız işgali sırasında külah kısmı yıkılır, sonra yeniden yapılır.
* Kare planlı bir kaide üzerine oturan minare burma taş oyma gövdelidir.
* Şerefe altı zengin mukarnaslar, taş oyma korkuluklar ve kakma çini tabak süslemeleri ile Gaziantep minareleri içerisinde en zarif olanıdır.
* Karatarla camisi de gazi camilerdendir. Gaziantep savunması öncesi Karagöz Camisi, Şeyh Fethullah Camisi ve Karatarla Camisi istişare merkezi veya harekat üssü olarak kullanılmıştır…
* 2014 yılında Vakıflar Genel Müdürlüğü tarafından restorasyonu yapılmıştır.
* 2023 depreminde cami ve minaresi hasar görür. Caminin yeniden tamiri büyük ölçüde bitirilmiştir.
Gaziantep Mevlevihanesi ve Tekke Camisi

* Tekke Camisi ve külliyesi Antep sancak beyi Mustafa Ağa tarafından 1638 yılında yaptırılır.
* Külliye cami, Mevlevihane, derviş odaları, şeyh evi ve çeşmeden oluşur.
* 1901 ve 1903 yıllarında Buğday Arastasında çıkan yangında iki kez yanar, büyük hasar görür.
* Şeyh Feyzullah oğlu Şeyh Mehmet Münip Efendi tarafından iki defa yeni baştan yaptırılır.
* Son olarak Vakıflar Bölge Müdürlüğü tarafından restore edilerek “Gaziantep Mevlevihanesi Vakıf Müzesi” haline getirilir
* Tekke Cami olarak bilinen yer, Mevlevi Tekkesi olarak yapılan eserin semahane kısmıdır. Kare planlı olan cami, dört ayak üzerinde onikigen kasnağa oturan
bir kubbe ile örtülüdür.
* Dört köşede dört tane küçük kubbe bulunur.
* Kubbeler arasında kalan yan mekanlar beşik tonozlarla örtülüdür.
* Caminin kuzeybatısında üç gözlü bir son cemaat yeri bulunur.
* Harime giriş basık kemerli bir kapı ile sağlanır. Kapının etrafı beşparmak motiflerinden meydana gelen bir silme ile kuşatılmıştır.
* Kapının kilit taşının üzerine geometrik süslemeli bir damla taşı yerleştirilmiştir.
* Oldukça sade yapılmış olan caminin mihrabı, mukarnaslardan meydana gelen silme ile üç taraftan çevrelenmiştir.
* Minare, dikdörtgen planlı avlunun kuzey giriş kapısı üzerinde yer almaktadır.
* Silindirik gövdesi kısa tutulmuş ve şerefe ahşap bir şemsiye ile örtülmüştür.
* Tekke cami küçük çapta yapılmış bir Mevlevi dergahıdır.
* Mevlevi dergahının birçok özelliğini mimarisinde yansıtmakla birlikte semahane kısmında mutrip mahfili (sema esnasında saz heyetinin musiki icrasında bulun-
malan için yapılmış mahfil) ve çile hücresi mevcut değildir.
* Avlunun doğusunda 5 hücreden meydana gelen Derviş Hücreleri yer almaktadır.
* Avlunun batısında ise Şeyh Evi bulunmakta ve küçük bir bahçenin kuzey ve güney tarafına yerleştirilen iki ayrı binadan meydana gelmektedir.
* Son cemaat yerinin doğusuna yerleştirilen Çeşme, 1906 yılında Şeyh Mehmet Münip
Efendi tarafından yaptırılmıştır.
* Mevlevihane Tekke camii külliyesine aittir.
* 17. yüzyılda yapılmıştır.
* Mevlevihane dergahına, caminin avlusundan geçilerek ulaşılmaktadır.
* Avluya kemerli bir kapıdan girilir.
* Avluda bir “gane” yani havuz bulunur.
* Mevlevihane Dergahı iki yapıdan oluşur.
* İlk yapı kesme taştan yapılmış olup iki katlıdır.
* Taş merdivenle ulaşılan ikinci kattaki odaların önünde ahşap revaklı bölüm vardır.
* Diğer yapıda zemindeki odaya avludan girilir.
* Birinci kata avludan kesme taş merdivenle, ikinci kata ise ahşap merdivenle çıkılır.
* Bu kattaki ana mekan Mevlevihane’nin en önemli bölümüdür.
* Tekne tavan ile örtülüdür.
* Bu bölümden geçilen iki odanın tavanı özgün süslemeleriyle dikkat çeker.
* Yapının cephe düzeni, geleneksel Antep evini yansıtır.
* Tüm cephelerdeki yöresel özellikler taşıyan pencere düzeni biri birinin tekrarıdır…
* Basık kemerli pencerelerin üzerinde, tepe pencereleri sıralanır.
* Mevlevihane Dergahının güneyinde, Mevlevi Şeyh Mehmet Münip Efendi Ocak Ailesi mezarlığı yer alır.
* Burada son Mevlevi Şeyhinin ve çevresindeki kişilerin mezarları bulunur.
* Yapı günümüzde Gaziantep Mevlevihanesi Vakıf Müzesi olarak kullanılmaktadır.
* 2006 yılında Vakıflar Genel Müdürlüğü tarafından restorasyonu gerçekleştirilmiştir.
* 2023 depreminde büyük hasar gören yapı yeniden tamir ettirilmiştir.
* Eski bir ermeni kilisesinden camiye çevrilmiştir.
* Orijinal ismi ermenice Surp Asdvadzadzin Kilisesi (Ermenice yazılışıB Սուրբ Աստուածածին Եկեղեցի)
* Binanın yapımı1892 yılında tamamlanır.
* Dikdörtgen haç planı uygulanarak yapılır.
* Gaziantep’in beyaz – siyah ve/veya sarı – siyah karışımı mükemmel taş işçiliği ile Avrupa barok ve gotik mimarisinin harmanlanması ile muhteşem bir yapı ortaya çıkar.
* Bina 1930 yılından sonra iç mekan koğuşlara bölünerek cezaevi olarak kullanılır.
* 1980 yılında bina restore edilmeye başlanır ve 1984 yılında Kurtuluş Camisi olarak ibadete açılır.
* Bina 2023 depreminde oldukça büyük hasar alır. Yeniden tamirat ve restorasyon çalışmaları sürdürülmektedir.
* Binanın yapımı ile ilgili iki kitabe vardır. İlk kitabede yapının 1776 yılında, ikinci kitabede ise 1878 yılında yaptırıldığı belirtilir. Kapıdaki bilgilendirme panosunda da 1886 yazar.
* Muhtemelen her ikisi de tamirat veya yeniden yapım esnasında konulan kitabelerdir. Daha önce burada başka bir sinagog olmalıdır. Çünkü Gaziantep’teki Yahudi nüfus Selçuklu döneminden beri varlıklarını sürdürmektedirler.
* Son Yahudi cemaat şehirden ayrıldıktan sonra sinagog 1979 yılında kapanır ve 2000 yılından sonra Gaziantep Üniversitesine bağlı kültür merkezi olarak restore edilir ve 2019 yılında hizmete açılır.
* Yahudiler restorasyondan sonra 26 Aralık 2019 tarihinde dünyanın değişik yerlerinden gelen 200 kişilik Yahudi cemaati katılımı ile Hanuka Bayramını (ışık bayramı) kutlamışlar.
Kendirli Kültür Merkezi – Kendirli Kilise
* Kilisenin asıl adı Saint Fransua – Aziz Fransua kilisesidir.
* Kendirli kilisesi denmesinin sebebi, buradaki katolik franziskan rahipler fakirliği sembolize etmek için bellerine kendir kuşaklar bağlarlar. Halk da bu kuşaklardan dolayı kiliseye kendirli kilise ismini verir.
Şimdi kuruluş hikayesine bir bakalım.
* Katolikler Franziskan tarikatı üzerinden Ortodoks Apostolik olan Ermenileri katolikleştirmek için çalışma yaparlar ve başarılı da olurlar.
* Antep’te pek çok ermeni mezhep değiştirip katolik olur.
* 1860 yılında şehrin katolikleri için bir kilise yapılmak istenir. Padişah izni ile kilise yapımına başlanır.
* Paraları yetmeyince de kendisi de katolik olan 3. Napolyon’dan yardım istenir. O da kiliseye büyük yardımlar gönderir.
* Kilise tamamlanır ve Saint Fransua – Aziz Fransua kilisesi olarak hizmete açılır.
* Katoliklerin misyonerlik çalışması o kadar hızlı olur ki, şehirdeki apostolik Ermenilerin çoğu katolik mezhebine girir.
* 1890 yılında yapılan kilise cemati almaz olur. Kilisenin büyütülmesi için kampanya başlatılır.
* Vatikan papalık makamı Roma’daki Saint Fransua Kilisesini örnek alarak hazırlattığı kilise planını Antep’e gönderir.
* 1898 yılında eski kilise yıkılır ve papalıktan gelen plana göre daha büyük bir kilise olarak bugünkü bina yapılmaya başlanır.
* 1900 yılında iki yıllık bir inşaat zamanından sonra kilisenin açılışı büyük bir törenle yapılır.
* Çok sağlam duvarları nedeni ile Fransızlar işgal esnasında kiliseyi kendileri için bir savunma merkezi olarak kullanırlar. Şehit Kamil ayaklanması esnasında Fransızlar şehirden çıkartılırken yapılan çatışmalarda binanın duvarlarındaki mermi izleri bugün halen görülebilir.
* Atatürk 1933 yılında Gazianteplilere bu binaya eklenen bir balkondan hitap etmiştir.
* Bina şu anda Türk Arkeoloji ve Kültürel Miras Enstitüsü olarak hizmet vermektedir.
























