Gaziantep ziyaretiniz esnasında birkaç saatinizi de kastellere ayırabilirseniz, çok güzel, ilginç, dünyada başka bir örneğini görmeyeceğiniz yapılar ile karşılaşacaksınız.
Kasteller Gaziantep’te yer alan sosyal amaçlı su yapılarıdır. Kasteller Antep mimarisinin önemli simgelerinden birisi olarak kabul edilir.
Dilimize Arapça’dan geçtiği tahmin edilen “Kastel”, suyun yer altında bölümlere ayrıldığı yer anlamına gelmektedir.
Gaziantep, şehir merkezinden geçen Alleben deresi gibi bir su kaynağına sahip olmasına rağmen, geçmişten günümüze yeraltı su kaynakları bakımından fakir bir şehirdir.
Su kaynaklarının yetersiz ve zaman zaman bölgede hüküm süren kuraklıklar kente muhtelif yerlerde bulunan suların getirilmesini zorunlu kılar.
İnsanlar şehre ulaştırılan suyun buharlaşma veya başka bir yolla kaybolmasını önlemek için yerin altından açtıkları Livas denilen kanallarla suları belli bir merkezde toplarlar ve bu merkezden de şehre dağıtırlar.
Livasları belli bir teraziyle Mıhçı denilen ustalar içinde rahatça yürüyebilecekleri genişlik ve yükseklikte yaparlar.
Livaslar genel olarak şehrin önemli arterlerinden ve cami altlarından geçirilir.
Cami altlarından geçen su kanallarının belli bir noktasına yüzeyden 30-40 merdivenle inilen ve adına Kastel denile genişçe mağaraya benzeyen kullanım alanları oluşturulur. Kastellerin içinde tuvaleti, yıkanma yeri (çimeceklik), dinlenme, hanımların çamaşır ve yün yıkama yerleri bulunur. Bazı kastellerde namaz kılma alanları (mescitler) bulunur.
Yaz aylarında oldukça serin olan kastellerin en çok rağbet gördüğü zaman şüphesiz Ramazan ayının yaz mevsimine geldiği dönemlerdir.
Gaziantep kastellerinin Dünya’da bir eşi ve benzeri olmadığı için şehre özgü ve sadece burada görebileceğiniz yapılardır. Kısmen veya tamamen yer altında bulundukları için pek dikkati çekmezler. Başka yerde görülmediği için mimarlık ve sanat tarihi kavramları arasına girmemiştir.
Kasteller sade ve gösterişsiz ama şehir için hayati işlevselliği olan yapılardır. Modern şehircilik anlayışı ile evlerin suya ve çeşmelere kavuşmasından sonra bu mükemmel tarihi yapılar ve kastelleri kullanma, kastellerde buluşma geleneği kaybolmuştur…
Ata yadigarı ve su mimarisinin eşsiz örneklerinden olan bu kastellerin maalesef çok azı günümüze ulaşmıştır.
Günümüze kadar gelen kastellerin en muntazamı Pişirici kastelidir. Kastel ziyaretçiler için orijinaline uygun şekilde restore edilmiştir. Gaziantep’te günümüze ulaşmış en eski kasteldir. 1282-83 yıllarında Memluklar deneminde yaptırılır. Aralıksız olarak Cumhuriyet dönemine kadar kullanılır.
Kozluca kasteli de kısmen restore edilmiştir.
Şeyh Fethullah Kasteli özelliğini kaybetse de bugün kısmen görülebilir.
Gaziantep’de kastelleri de göreceğiniz güzel bir gezi diliyorum.
Saygılar, Selamlar
Rehber Muammer














