Ali Şükrü Bey’in Mezarı

* Ali Şükrü Bey Türkiye Cumhuriyeti tarihinde çok tartışılan, değişik bakış açıları ile değerlendirilen bir şahsiyettir. Mecliste çok sert muhalefet yapan bir milletvekili iken Topal Osman’ın planladığı bir cinayete kurban gider.
* Ali Şükrü Bey konusu, Trabzon tarihi açısından yalnızca bir “milletvekili ve siyasi cinayet” meselesi değil; Millî Mücadele’nin son dönemi, Birinci Meclis’teki muhalefet, Topal Osman Ağa, Mustafa Kemal Paşa ile II. Grup arasındaki gerilim ve Trabzon’daki siyasi atmosferin kesiştiği çok önemli bir dosyadır.
* Ali Şükrü Bey 1884 yılında doğar. Doğum yeri ihtilaflıdır. Atatürk Ansiklopedisi “Ali Şükrü Bey’in doğduğu yıllarda babası Hacı Hafız Ahmet Efendi Trabzon Beşikdüzü nahiyesinde liman reisliği yapmakta olduğu için Beşikdüzü doğumlu olduğunu” yazar.  İslam Ansiklopedisi ise “Ali Şükrü Bey’in İstanbul Kasımpaşa’da doğduğunu” yazar.
* Ali Şükrü Bey ilk öğreniminden sonra Heybeliada’daki denizcilik okulunda okur, oradan harbiyeye geçer. 1904 yılında teğmen rütbesiyle donanmaya katılır. Başarılarından dolayı kurmay sınıfına ayrılır. 1911 yılında yüzbaşı olur. 13 Haziran 1914’te ordudan ayrılır.
* Daha sonraki dönemlerde basın hayatı ile ilgilendi. İhtiyaç duyulduğu anlarda devlet görevlerinde yer alır.  
* Ali Şükrü Bey, sadece bir düşünce adamı değil, aynı zamanda bir eylem adamıdır da.
* Mondros Mütarekesi’nin imzalanmasından sonra siyasetle ilgilenmeye başlar.
İşgallerin giderek yaygınlaşmasına karşı duran oluşumlar içerisinde yer alır.
* Kendisinin kurduğu matbaayı, direniş amaçlı yayınların basılmasında kullanır.
* İzmir’in Yunan ordusu tarafından işgalinden sonra İstanbul’da düzenlenen Sultanahmet mitinginin hazırlanmasına katkı sağlar.
* Ali Şükrü Bey, işgallere karşı mücadelenin İstanbul’dan değil Anadolu’dan yürütülmesi gerektiğine karar vererek bir grup arkadaşıyla birlikte Trabzon’a hareket eder.
* Trabzon’daki kurtuluş mücadeleleri çalışmalarına katılır.
* Son Osmanlı Meclis-i Meb‘ûsanı seçimlerinde Trabzon milletvekili seçilir.
* İstanbul’un işgalinden sonra Mustafa Kemal Paşa’nın çağrısı üzerine olağan üstü yetkilerle toplanan Türkiye Büyük Millet Meclisi’ne katılmak üzere Ankara’ya gelir
1920’de açılan 1. Türkiye Büyük Millet Meclisi’nin en aktif üyelerinden biri olarak dikkat çekmeye başlar.  Dışişleri, İrşad, Anayasa, Millî Savunma, Millî Eğitim ve İç Tüzük komisyonlarında görev alır. Otuz yedisi gizli oturumlarda olmak üzere toplam 183 konuşma yapar ve altı adet soru önergesi verir. 
* Ali Şükrü Bey meclisteki gruplaşmada Mustafa Kemal Paşanın başkanlığını yaptığı ve birinci grup diye anılan Müdafaa-i Hukuk Grubu karşısında aynı ilkeleri farklı yöntemler ile savunan  ve kendilerini ikinci Grup veya ikinci Müdafaa-i Hukuk grubu olarak adlandıran grupta yer alır.
* İkinci grup başkanlığını Erzurum milletvekili Hüseyin Avni Ulaş Bey yaparı, Ali Şükrü Bey de bu grubun sözcüsüdür.
* Özellikle Başkumandanlık Kanunu’nun Mustafa Kemal Paşa’ya verdiği bazı olağan üstü yetkilerin meclisin egemenliğine aykırılık oluşturacağı konusundaki şiddetli tartışmalar sırasında kendi grubu adına Ali Şükrü Bey sert ifadeler içeren konuşmalar yapar.
* Onun muhalefet ettiği konulardan bir diğeri de İstiklâl mahkemelerinin faaliyetleridir.
* 22 Eylül 1920 tarihli İstiklâl mahkemelerinin kurulması görüşmesinde bu mahkemelerin savaş suçlarına yönelik çalışmasını, bunun dışındaki konularda yargı faaliyetlerinde bulunmasının siyaset kurumunun önünü keseceği endişesini dile getirir.
* Saltanat ve hilâfet konusundaki duyarlılığıyla tanınan Ali Şükrü Bey, değişik tarihlerde yaptığı konuşmalarda bu hassasiyetini vurguladıysa da 1 Kasım 1922 tarihli saltanatın kaldırılmasına dair kanuna olumlu oy verir.
* Ali Şükrü Bey’in Türkiye Büyük Millet Meclisi’nde muhalif tavrıyla öne çıktığı diğer bir tartışma konusu da Lozan Konferansı konusundadır.  
* Lozan Konferansı’nın 3 Şubat 1923’te kesintiye uğraması üzerine Ankara’ya dönen Türk heyeti başkanı İsmet Paşa’nın gelişmeler hakkında 26 Şubat 1923 tarihinde düzenlenen gizli celsede Türkiye Büyük Millet Meclisi’ne bilgi vermesi üzerine bu hususta da günlerce süren tartışmalar yapılır.
* Ali Şükrü Bey ve arkadaşları Lozan’da Misak-ı Milliden taviz verildiğini iddia ederler.
* Ali Şükrü Bey, Musul meselesinin bir yıl sonraya ertelenmesinin Mısır ve Girit gibi Musul ve Kerkük’ün de kaybedilmesi anlamına geleceğini, Ege adalarının Yunanistan’a bırakılması halinde Anadolu’nun denizden savunulamaz duruma geleceğini vurguladıktan sonra ülkenin kaderinin İsmet Paşa liderliğindeki Lozan Heyeti’ne emanet edilemeyeceğini söyler.
* Ali Şükrü Bey konuşmasını, “Mehmetçik’in süngüsüyle kazanılan bu muazzam zafer Lozan’da heba edilmiştir. Bu murahhasa heyetinin barış meseleleri üzerinde sözleri olamaz efendiler! Artık bunların vazifeleri bitmiştir” sözleriyle tamamlar.
* Ali Şükrü Bey İstanbul’da sahibi olduğu Tan gazetesini 19 Ocak 1923 tarihinde Ankara’ya taşır ve Lozan görüşmeleri hakkındaki fikirlerini gazete aracılığı ile kamuoyuna duyurmaya başlar.
* Ali Şükrü Bey 27 Mart 1923 Salı akşamı ortadan kaybolur ve bütün aramalara rağmen nerede olduğu hakkında herhangi bir bilgiye ulaşılmaz.
* 29 Mart günü Türkiye Büyük Millet Meclisi’nde söz alan ikinci grup başkanı Erzurum milletvekili Hüseyin Avni Bey, Ali Şükrü Bey’in kayboluşundan duyduğu üzüntüyü dile getirir ve yetkilileri göreve çağırır.
* Türkiye Büyük Millet Meclisi’nde hükümet aleyhine şiddetli konuşmalar yapılmaya, basında da çeşitli ithamlarda bulunulmaya başlanır.
* Nihayet yapılan soruşturma ve araştırmalar sonucunda Ali Şükrü Bey’in cesedine Ayrancı’daki Papazın bağı mevkiinde gömülmüş vaziyette ulaşılır. Tanık ifadelerinden edinilen bilgilere göre Ali Şükrü Bey’in Topal Osman Ağa’nın evinde öldürüldüğü ortaya çıkar.
* Bunun üzerine Mustafa Kemal Paşa tarafından muhafız alayı komutanı İsmail Hakkı Bey’e (Tekçe) verilen talimat üzerine 1-2 Nisan 1923 gecesi gerçekleştirilen baskın sonunda yaralı olarak ele geçirilen Topal Osman Ağa hastaneye kaldırılırken yolda ölür.  
* 2 Nisan tarihinde Türkiye Büyük Millet Meclisi’nde bir konuşma yaparak Ali Şükrü Bey’in bir cinayete kurban gittiğini belirten Rauf Bey (Orbay), olayın fâili olan Topal Osman Ağa’nın da gereken cezaya çarptırıldığını belirtir.
* Ali Şükrü Bey’in cenazesi İnebolu üzerinden Trabzon’a nakledilir. 10 Nisan 1923 Salı günü Trabzon İskenderpaşa Camii’nde kılınan cenaze namazının ardından Boztepe’deki mezarlığa defnedilir.
* Cenaze merasiminde İstikbâl gazetesi başyazarı Faik Ahmet Bey’in (Barutçu) yaptığı konuşmada ve İstikbâl gazetesinde eski Trabzon valisi Hamit Bey’in (Kapancı) bu münasebetle yazdığı yazılarda Mustafa Kemal Paşa hedef alınır.
* Ali Şükrü Bey emperyalizme karşı bağımsız duruşuyla öne çıkmış, bu mücadelenin Müslümanlık dairesi içinde şekilleneceğine inanmış, millî egemenlik ve hukukun üstünlüğü ilkesini benimsemiş, doğruluğuna inandığı fikirleri sonuna kadar savunmuş bir siyaset adamı olarak hafızalarda yer alır..
* Ali Şükrü Bey’in katli olayı Cumhuriyet tarihinin karanlıkta kalmış önemli bir siyasî meselesi olarak halen tartışılmaktadır.

 

Bu sayfayı paylaşabilirsiniz