Arsameia

ARSAMEİA ÖRENYERİ ( M.Ö.1 yy )

 Ören yerine gelince önce buradaki karşılama levhasındaki yazıyı okuyalım.
Kommagene kralı 1. Antiochos’un ( M.ö. 62-32 ) atalarından Arsames tarafından M.Ö. 1. yüzyılda  kurulan Arsameia Antik Kenti kutsa alanı ( Hierothesion ) ve krallığın yazlık yönetim merkezidir. Burada ışık tanrısı Apollon – Mithras kabartması ve Kral Antiochos ile Herakles tokalaşma kabartması yer alır. Biri içecek ve gıdaları depolandığı diğeri ise dipse/ işlevli olan basamaklı kaya dehlizi üzerinde Anadolu’nun en büyük dini ve sosyal içerikli Grekçe yazıtı bulunan iki mağara bulunmaktadır. I. Antiochos’un babası Mithridates’e ait mezar yeri olan en üst kısımda ayrıca saray kalıntısı bulunmaktadır.

        

Nymphaios kıyısındaki Arsameia
Şehir ilk kez M.Ö. 130-100 yılları arasında hüküm süren Arsames (2 Sames) tarafından yazlık yönetim merkezi olarak kurulur.
Daha sonra Arsames’in oğlu 1. Mithradates babasının yazlık kentini ikinci yönetim merkezi yapar. Tüm ülkeyi buradan yönetmeye başlar.
1. Mithradates’in oğlu 1. Antiochos babasının ölümünden sonra (M.Ö.62-32)yılları arasındaki krallığı döneminde burayı önemli bir kült (dini tören) merkezi yapar.
Alanın en üst kısmına 1. Antiochos babası 1. Mithradates için bir anıt mezar ve kendisi için de bir yazlık saray yaptırır. 
Şu andaki Park yerinin bulunduğu yerdeki anıtsal giriş kapısından geçilerek yaklaşık 3 metre genişliğindeki bir tören yolundan geçilerek anıt mezara varılır.
Tören yolu boyunca belirli aralıklarla kabartmalı dikitler ve yazıtlar konur. 
Muhtemelen bu tören yolunda yürüyüş bir ritüele uyularak gerçekleşirdi. Güzergah üzerindeki iki dikite uğranıp, hediyeler sunulduktan sonra 3. dikite uğranırdı.
En sonunda da tepedeki kutsal alana varılır ve ritüelin / tapınmanın zirvesine ulaşılırdı.
Bugün de araçtan inip yukarıya çıkışa başlanılan giriş yerinde bulunan anıtsal giriş kapısından kayaya oyulmuş bu kemerli alana kadar kutsal yürüyüş yolu vardı.
Bu kutsal yol 1. Antiochos tarafından yaptırılır. Ritüel aşağı giriş kapısında başlar, yol üzerinde bulunan 1. ve 2. kutsal dikitlerin bulunduğu iki noktaya uğranır ve en sonunda 3. kutsal dikitin bulunduğu alana ulaşılınca ritüel rahiplerin de katılımı ile taçlandırılırdı. 
Kutsal yürüyüş yolunu takip ederek ilk noktamız kitaplarda ve planlarda 2. dikit olarak adlandırılan günümüze çok az kısmı ulaşmış olan kabartmalı dikite ulaşıyoruz. Taş dikit levhanın yarıdan fazlası kırılmış. Burada sadece başında bir Pers külahı bulunan Tanrı Mithras tasvir edilir. Muhtemelen kabartmanın eksik olan kısmında 1. Mithradates ile tokalaşmaktadır. Dikitteki yazıttan anlaşıldığına göre burada bekleyen bir rahip görevlidir. Dikitin ön kısmında ziyaretçilerin getirdikleri tütsü ve aromatik otların konabileceği küçük bir sunak vardır. 
Yine kutsal yolu takip ederek planlarda ve kitaplarda 1. Dikit grubu diye adlandırılan, kemerli anıtsal görünümü olan, büyük kaya salonunun bulunduğu yere geliyoruz.
Şu anda görülen kaya duvarı Antiochos döneminde parlak beyaz kireç taşından oluşan levhalar ile kaplı idi. Ön tarafta iki kabartma grubunun bulunduğu toplanma alanının görkemli bir görünüşü vardı.
Burada bulunan kabartmalı iki dikit kalıntısından birinin Mithradates ve Antiochos, diğerinin ise Tanrı Mithras ve Antiochos tasvir ediliyordu.
Aşağıya doğru oyulmuş bir merdivenle muhtemelen önceleri Mithras kültüne adanmış olan, 9 metre yüksekliğinde, 5 metre derinliğinde ve 6 metre genişliğinde büyükçe bir salona ulaşılıyordu. 
Burası halen gizemini korumakta. Hangi amaca, nasıl hizmet etiği bilinmeyen bir alan.
Yaklaşık 2,45 metre yüksekliğinde bir mekan görülür. Buraya muhtemelen ağaç bir merdiven ile iniliyordu. Buranın devamında 10 metre uzunluğunda merdivenli bir geçit ile büyük bir kaya odasına ulaşılıyor. Buraya inmenizi tavsiye edilmez. Gerçi son düzenlemeler ile buralara girişler kapatıldı. Ola ki ilerideki dönemlerde engelleme kafesi kaldırılacak olursa, yine de sağlıklı bir merdiven sistemi kurulmadığı sürece girmeniz tavsiye edilmez.
Biz kutsal yolda yürümeye devam edelim.
Kutsal yol hafif yukarı meyilli devam edersek üçüncü durak noktasına, 3 numaralı kabartmalı dikit olarak adlandırılan Herakles ve I. Antiochos’un kabartmalı dikitini ile ziyaretçileri karşıladıkları yere geliyoruz. 
Dikitteki kabartmada her iki figür de önden görünür. Üst gövdeleri birbirine dönük ve başları profilden işlenmiştir. Herakles’in elinde gürzü vardır. Omuzunda aslan postundan pelerini vardır. Çıplak olarak tasvir edilir. Baş kısmı asma yaprakları ile süslenmiştir.
Kral Antiochos törensel kraliyeti ile gösterilir. Başında aslan süslemeli tiera vardır. (tiera: partlarda kralların törensel takkeleridir).
Burada 1. Antiochos Helenistik ve pers inancının karışımı olarak tanrısal karakterli ilahi bir varlık olarak görülür. Heleneler krallarını Theos=Tanrı veya Thea=Tanrıça olarak adlandırırlarken Kommagene krallığında 1. Antiochos “Epiphanes” =”tanrının insan şekline bürünmüş hali” lakabını alır. 
1. Antiochos ve Herakles tokalaşma sahnesinin altında yunanca harflerle yazılmış beş sütun olarak yazılmış kült yazıtını görürüz.
Biraz merak uyandıralım.
Eğer yazıtın merak ederseniz, E-Mail yazın göndereyim. Eğer benimle tura katılıyorsanız, mutlaka orada size okuyacağım…
Kült yazıtının hemen altında 158 metre uzunluğunda bir kayaya oyulmuş bir geçit vardır. Bu geçit önce aşağı iner, daha sonra dik bir şekilde yukarı çıkar.
Bu geçit daha önceleri olan Mithras tapınımlarında kullanılmış olabilir. Şu anda işlevi tam olarak halen anlaşılmış değil. Bu geçit üst kısımdaki düzlükte Mithradates için yapılmış olan kutsal alana çıkıyordu. İki bin yıldan beri bu kutsal alandan günümüze sadece birkaç mozaik parçası ve heykel parçası ulaşabilmiş.
Merdivenlerle çıkılan kutsal alanda anıtsal yapılar ve saraylar mevcuttu.
Uzmanların tespitine göre çevresi sütunlarla ve heykellerle çevrili olan kutsal alandaki sütunlar üzerinde aynı Karakuş tümülüsünde olduğu gibi Aslanlar, Boğalar ve Sembolik hayvanlar vardı.
Buradaki yazıttan anlaşıldığına göre üst kısımda bir koridor etrafında odalar olmalı ve bu odalar dini törenlerde kullanılmış olmalı.
Mithradates’in olduğu varsayılan mezarın önünde Zeus-Oromasdes, Hera-Teleia, Artagnes-Herakles, Mithras-Apollon-Helios-Hermes heykelleri ile birlikte tanrılaştırılmış kral Mithradates ve Antiochos’un devasa heykelleri olduğu düşünülür.
Burada Hera-Teleia heykelinin bir parçası olduğu düşünülen büyükçe bir ayak parçası ve bir de el parçası bulunmuştur.
Tanrı heykellerinin önünde muhtemelen büyükçe de bir sunak vardır.
Burada araştırma yapan uzmanlar buluntulardan yukarıda iki katlı bir sarayın ve su ihtiyacı için de sarnıçların olduğu kanaatine varırlar.
Kazılarda ulaşılan yangın izlerinin M.S. 1. Yüzyıla, Roma dönemine ait olduğu düşünülür.
Burada kral 1. Antiochos ve Annesi Laodike’nin tokalaşma sahnesini konu alan bir heykel de bulunur. Bu heykel daha önce Gaziantep Arkeoloji müzesinde sergileniyordu. Adıyaman müzesine taşınıp taşınmadığını bilmiyorum.
2026 yılı Temmuz ayında bölgeye gidince hem Gaziantep hem de Adıyaman müzelerine bakacağım. Resimleyip, burada sizlere sunacağım.
Şimdilik bu kadar.
Saygılarımla
Muammer Çelik

Bu sayfayı paylaşabilirsiniz